Üyelik Servisi
   
   
Üye olmak istiyorum | Şifremi unuttum
  Makaleler
Yıllık Faaliyet Raporlarının Denetim Uygulamaları Açısından Değerlendirilmesi ve İMKB Çalışması
 
Dünya İslami Denetleme Kurulu Uygulamaları İle Türkiye Faizsiz Bankacılık Sektörü Uygulamaları Karşılaştırması ve Türkiye Değerlendirmesi
 
Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlarda Kurumsal Risk Yönetimi ve Risk Çalıştayı Vaka Çalışması
 
Yasal Defterler Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar
 
Gider Pusulası Nedir, Nasıl Düzenlenir,Vergilendirilmesi ve Örnekler
 
Yatırım İndirimi İstisnası Uygulaması Ve İstisnanın Kar Payı Olarak Dağıtımında Vergileme
 
Yevmiye Defteri Muhafazası ve Zamanında Kayıt
 
  Makaleler  »  Dünya İslami Denetleme Kurulu Uygulamaları İle Türkiye Faizsiz Bankacılık Sektörü Uygulamaları Karşılaştırması ve Türkiye Değerlendirmesi

Dünya İslami Denetleme Kurulu Uygulamaları İle Türkiye Faizsiz Bankacılık Sektörü Uygulamaları Karşılaştırması ve Türkiye Değerlendirmesi  *

Dr. Davut Pehlivanlı

1. Giriş

Faizsiz Bankacılık kurumları gerek Müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkelerde gerekse de diğer ülkelerde faaliyetlerini hızla artırmaktadırlar. Bu kurumlar güven esaslı çalışma ekseninden İslami Denetleme Kurulu (İDK) değerlendirme eksenli çalışma yapısına bürünmektedirler. Faizsiz Bankacılık diğer ismiyle İslami Bankacılık kurumlarının hem işlem hacimlerinin artması hem de klasik bankacılık faaliyetlerini yürüten bankalarında (HSBC ve Citibank gibi) bu alanda faaliyet göstermeleri İDK’nın önemini artırmıştır. Bu bağlamda İDK’ların oluşturulması, yönetmeliklerinin yayınlanması, kurul üyelerinin atanma ve görevden alınma koşullarının belirlenmesi kurumsal yönetim uygulamaları açısından da bir zorunluluk teşkil etmektedir.

Günümüzde Faizsiz Bankacılık finansal araçları Avrupa kökenli bankalar tarafından Arap sermayesini çekmek için kullanılmaktadır. Bu amaçla çeşitli fonlar ve endeksler oluşturulmaktadır. Hatta Uluslararası İslami Derecelendirme Kurumu (IIRA) tarafından finansal araçlar ve bankalar için derecelendirme notları verilemektedir. Sonuçta hem fon kullanacak hem de fon fazlası olan bireyler veya kurumlar tercihlerini derecelendirme notlarına ve İDK’ların değerlendirme sonuçlarına göre şekillendirmektedirler.

Bu çalışmada İDK’ların üye yapısı ve yönetmeliklerinin oluşturulmasının kurumsal yönetim uygulamaları açısından önemi ve uygulama sorunları ele alınacaktır. Ayrıca Türkiye Faizsiz Bankacılık sektörü kurumları olan Katılım Bankalarında İDK yapılanması bulunmamasından dolayı belirsizlik ortamında faaliyet gösterdiği ve uluslararası fon akımlarından gerekli payı alamadığı ortaya konulmaya çalışılacaktır. Son olarak çalışmada Merkez Bankası bünyesinde Ulusal İslami Denetleme Kurulu oluşturulmasının zorunlulukları incelenecektir.

2. Literatür Taraması

Ahmed ve Chapra tarafından 2002 yılında yayınlanan “Corporate Governance in Islamic Financial Institutions” isimli çalışmada İslami Denetleme Kurulları bağımsızlık açısından ele alınmış kurum içi oluşturulan kurullara ek olarak söz konusu uygunluk denetiminin bir de bağımsız denetçi tarafından değerlendirilmesi sonucuna ulaşılmıştır.

Rammal tarafından 2006 yılında yapılan ve “The Importance Of Shari’ah Supervision In Islamic Financial Institutions” başlığını taşıyan çalışmada İslami Denetleme Kurullarının önemi ve uygulama sorunları ele alınmış Ulusal İslami Denetleme Kurullarının önemi incelenmiştir.

Abdul Rahman (2008) tarafından yapılan “Shari’ah Audit For Islamic Financial Services: The Needs And Challenges” isimli çalışmada ise İslami Denetleme Kurulları kurumsal yönetim açısından ele alınmış ve kurulun İslami kurallara uygunluk denetimi yürütürken karşılaşabileceği sorunlara çözümler getirilmiştir. Ayrıca çalışmada kurul tarafından yürütülecek bir İslami denetim programı adımları ele alınmıştır.

Türkiye faizsiz bankacılık sektörü açısından ise İslami Denetleme Kurullarını kurumsal yönetim açısından inceleyen henüz bir çalışma bulunmamaktadır.

3. Kurumsal Yönetim Uygulamaları Çerçevesinde İslami Denetleme Kurulları

Faizsiz Bankacılık kurumlarının finansal enstrümanları İslami kurallara göre oluşturulmaktadır. Bundan dolayı bu kurumlar tarafından kullanılan finansal araçların genel olarak İslami kurallara özel olarak da İslâmi Finansal Kuruluşlar Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (AAOIFI) ile İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB) tarafından yayınlanan standartlara uygunluğunun belirlenmesi şarttır. Aksi takdirde bu tür kurumlar fon bulmakta ve fon kullandırmakta sıkıntı yaşayacaklardır.

Kurumsal Yönetim Uygulamaları çerçevesinde kullanılan araçların İslami kurallara uygunluğunun belirlenmesi ve buna ilişkin değerlendirmelerin yapılması hem müşterilerin hem de paydaşların bilgilendirmeleri açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu fonksiyonu yerine getirecek komite ise İDK’lardır (Rammal, 205).  İDK’lar hem mevcut finansal araçlar hem de geliştirilen yeni finansal araçlar konusunda değerlendirme yaparlar ve iç denetçiler aracılığıyla uygulamada belirlenen ilkelere uyulup uyulmadığını denetlerler.

İslam toplumlarında kurumsal yönetim prensipleri; geleneksel kurumsal yönetim ilkelerine ek olarak işletmelerin faaliyetlerinin İslami kurallara uygunluğunun sağlanması temelli çalışmaktadır (Hasan, 287).  Bu durum paydaşların haklarının korunmasının ve eşitlik, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve sorumluluk ilkelerinin ihmal edildiği anlamına gelmemektedir.  İDK uygulaması kurumsal yönetim ilkelerinin bir anlamda teminatı olmaktadır. Bu bağlamda İDK’lar İslami kurallar odaklı çalışan denetim komiteleri şeklinde faaliyet göstermektedirler.

Ulusal İDK’ların tek fonksiyonu yorum farklıların giderilmesi olamamalı aynı zamanda ilgili bankaların uluslararası standartlara uyumundan da söz konusu kurul sorumlu olmalıdır. Aynı zamanda ulusak kurul başvuru üzerine de görüş açıklamalıdır(Abdul Rahman; 2). Ulusal İDK’nın ifade edilen fonksiyonları yerine getirebilmesi için başta Bankacılık Kanunu olmak üzere diğer ilgili kanunlar da gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

4. İslami Denetleme Kurullarının Yapısı

İDK’ların da Denetim Komiteleri gibi bağımsız üyelerden oluşması gerekmektedir. Üyelerin genel olarak finans, muhasebe, ekonomi, hukuk ve İslam hukuku konusunda uzman olmaları bu kurulların fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri için şarttır. Üyelerin bankadan bağımsız olmaları yani banka dışından veya icracı olmayan banka yöneticileri arasından seçilmeleri kurul faaliyetlerinin yürütülürken objektif kararlar alınabilmesi için çok önemlidir.

Standartlara göre İDK’lar en az 3 üyeden oluşmalıdır (AOIFI Governance Standards No 1). Kurul üyeleri Yönetim Kurulu tarafından belirli bir süre için atanmalı ve görev süresi bitmeden makul sebepler bulunmaksızın görevine son verilmemelidir. Kurula üye atanabilmek için İngilizce bilgisi yeterli olmalıdır. Aksi takdirde İslâmi Finansal Kuruluşlar Muhasebe, Denetim Organizasyonu (AAOIFI), İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB), Uluslararası İslami Derecelendirme Kurumu (IIRA) ve diğer uluslararası faizsiz bankacılık kurumlarının güncel uygulamalarını takip etmek zorlaşacaktır.

İDK’ların tam anlamıyla bağımsız hareket edebilmeleri yönetim kurulu tarafından kabul edilmiş yönetmeliklerinin varlığı halinde mümkün olabilecektir. Yönetmelikte kurulun görevleri,  sorumluluk alanları, yetkileri, raporlama yönü, faaliyetlerin gizli tutulmasına yönelik beklentiler ve etik ilkeler açıklanmalıdır.

Yönetmelikte kurul toplantı sıklıkları ve kurul sekretaryasının iç denetim birimi tarafından yürütüleceğine dair bir bilgi de yer almalıdır. İç denetim ekibi;

  • Geleneksel iç denetim faaliyetini yürüten iç denetçiler
  • İslami kurallara göre kontrol ve gözetim faaliyetini yürüten iç denetçiler

şeklinde ikiye ayrılmalıdır. İslami kurallara göre kontrol ve gözetim faaliyetini yürütecek iç denetim personeline gerekli eğitimler verilmelidir.

Kurumsal yönetim açısından yürütülen kurul faaliyetleri hakkında banka dışı birey ve kurumların bilgilendirilmesi maksadıyla kurul yıllık raporları yayınlanmalıdır (AOIFI Governance Standards No 1). Ayrıca bu raporlar banka yıllık faaliyet raporu ekleri arasında da yer almalıdır.

Dünya da ve Türkiye de Banka yıllık faaliyet raporlarının da bağımsız denetimden geçmesi yönünde genel kabuller ve yasal zorunluluklar bulunmaktadır. Faizsiz Bankacılık sektörü kurumları için yıllık faaliyet raporlarının bağımsız denetimden geçme şartına ek olarak İDK’lar tarafından da denetlenme ve buna yönelikte rapor ekinde bir görüş açıklanma zorunluluğu bulunmalıdır.

Kurulların sözü edilen faaliyetleri tam anlamıyla gerçekleştirebilmeleri üyelerin kurul faaliyetlerine yeterli zamanı ayırabilmeleri halinde mümkün olacaktır. Buna yönelik yönetmelikte uygun açıklama yer almalıdır.

Yönetmelikte özellikle uygulamada problemler yaşanmaması için denetim komitesi, iç denetim birimi, bağımsız denetçi ve diğer kurumsal yönetim komiteleri ile ortak çalışma alanları ve ilgili konular belirtilmelidir.

5. İslami Denetleme Kurullarının Fonksiyonları ve AAOIFI Standartları

Kurul fonksiyonları ikiye ayrılmaktadır;

  • Kullanılan finansal veya yeni oluşturulan araçlar ile bankacılık faaliyetleri hakkında görüş bildirmek, ön denetim,
  • Kontrol ve gözetim işlevlerini yerine getirmek, işlem sonrası denetim.

Faizsiz Bankacılık faaliyetlerinin ve kullanılan finansal araçların İslami kurallara uygunluğunu belirtmek amacıyla oluşturulan görüşe fetva denir (Alsayyed, 2) ve kurulun temel fonksiyonlarından biridir. Fetva çoğunlukla banka yönetimleri veya müşteriler tarafından finansal araçlara yönelik talep edilmektedir.

Kurulun ikinci fonksiyonu ise uygulamada hem verilen fetvalara uygunluğu hem de İslami kurallara uygunluğu belirlemek için iç denetçiler aracılığıyla faaliyetlerin, finansal araçların, sözleşmelerin ve diğer işlemlerin kontrol ve gözetimidir.

Kurul söz konusu fonksiyonları yerine getirirken gerekli uygunluk değerlendirmeleri yaparken İslâmi Finansal Kuruluşlar Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (AAOIFI) tarafından yayınlanan ve İslami Finansal Araçlar Standartları ile Muhasebe, Denetim ve Kurumsal Yönetim Standartlarını dikkate alınmalıdır.

2010 Şubat itibariyle Muhasebe, Denetim, Etik ve Kurumsal Yönetim Standartları başlığı altında 41 standart ile İslami Standartlar başlığı altında 40 standart yayınlanmıştır (AAOIFI). Söz konusu standartların hazırlanması sürecinde Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ve Denetim Standartları da dikkate alınmaktadır.

AAOIFI tarafından yayınlanan başlıca muhasebe standartları: İslami bankalar ve finans kurumları için finansal muhasebenin amaçları; İslami bankalar ve finans kurumları için finansal muhasebe kavramı; İslami bankalar ve finans kurumları için finansal tabloların sunumu ve açıklanması; murabaha ve satın alma emirleri; mudarebe finansmanı; muşareke finansmanı; kâr dağıtım esasları; selem; icara; yatırım fonları; İslami sigorta şirketleri; döviz işlemleri ile birleşme ve bölümsel raporlama başlıklarını taşımaktadır.

AAOIFI tarafından yayınlanan başlıca denetim standartları: denetimin amaçları ve ilkeleri; denetçi raporu; denetim görevlendirmeleri; bağımsız denetçi tarafından İslami kurallara ve prensiplere uygunluk denetimi yapılması ile hile ve hatalar karşısında denetçinin sorumluluğu başlıklarını taşımaktadır.

AAOIFI tarafından yayınlanan başlıca yönetim standartları: İslami Denetleme Kurulu (İDK) atama, oluşum ve raporlama; İslam kuralları açısından inlemeler; İslam kuralları açısından banka içi inlemeler; İslami bankalar ve finans kurumları için denetim ve kurumsal yönetim komiteleri; İslami Denetleme Kurulu’nun (İDK) bağımsızlığı; İslami bankalar ve finans kurumları için yönetim prensipleri ile kurumsal sosyal sorumluluk standartlarından meydana gelmektedir.

AAOIFI tarafından yayınlanan başlıca etik standartlar: İslami bankalar ve finans kurumları muhasebe ve denetçileri için etik kodlar ile İslami bankalar ve finans kurumları çalışanları için etik kodlar şeklinde sıralanabilir.

AAOIFI tarafından yayınlanan başlıca İslam (Shari’a) standartları: döviz işlemleri; kredi kartı işlemleri; borçlunun borcunu ödememesi; borcun yenilenmesi anlaşmaları; garantiler; ticari bankanın İslami usullere göre çalışan bankaya dönüşmesi; havale işlemleri; satın alma emri olarak murabaha; icara işlemleri; selem; istisna; muşareke; mudarebe; akreditif; finansman bonoları; sukuk; mülkiyet; faiz; finansal kâğıtlar (hisse senedi ve bono); sendikasyon kredisi; İslami sigorta; endeksler; bankacılık hizmetleri; tawarruk; tahkim; vakıf ile zekat başlıklarını taşımaktadır.

AAOIFI standartlarına ek olarak kurul IFSB kurallarını ve standartlarını da dikkate almalıdır. IFSB tarafından da Temmuz 2010 itibariyle yaklaşık 11 standart yayınlanmıştır (IFSB Standards). Standartların başlıcaları: risk yönetimi ilkeleri; sermaye yeterliliği standardı; İslami Finansal Kurumlar için kurumsal yönetim ilkeleri; İslami Finansal Kurumlar için şeffaflık ve piyasa disiplini; İslami kolektif yatırımlar yönetim ilkeleri; sukuk, menkul kıymetleştirme ve gayrimenkul yatırımları için sermaye yeterliliği gerekleri ile İslami sigortalar için yönetim ilkeleri şeklindedir.

6. İslami Denetleme Kurullarının Uygulama Sorunları

İDK’lara ilişkin uygulama sorunları şu şekilde sınıflandırılabilir(Al-Qattan, 22);

  • İslâmi Finansal Kuruluşlar Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (AAOIFI) ile İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB) tarafından yayınlanan standartlara uyulmamaktadır,

Bu durum genel olarak faizsiz bankacılık sistemine güveni sarsmakta ve itibar riskine neden olmaktadır. 2008 yılında Körfez ülkeleri tarafından ihraç edilen sukukların % 85’inin İslami kurallara uygun olmadığı gündemi meşgul etmiş ve çokça da tartışılmıştır (Islamic Finance, 11 Jan 2009, 1). Bu tartışmaların öncesinde de AAOIFI tarafından 2008 yılında yayınlanan raporda mevcut sukuk ihraçlarının 6 gerekçeden dolayı İslami kurallara uygun olmadığı belirtilmiştir (AAOIFI, 2008).

  • Çoğunlukla banka paydaşları ile ikili ilişkileri bulunan kişiler kurul üyesi olarak atanmakta ve bu durum faaliyetlerin tam anlamıyla yürütülmesine engel olmaktadır,
  • Uygulamada denetim komitelerine getirilen en büyük eleştirilerin başında üyelerin kurul faaliyetlerine yeterli zamanı ayırmamaları gelmektedir (Tiras, 7). Bu durum İDK’lar için de geçerlidir.

Bu çerçevede kurul yönetmelikleri aracılığıyla yapılacak düzenlemelerde bu olası sorunlara yönelik gerekli önlemler alınmalıdır.

Benzer durumlar karşısında İDK’ların farklı görüşler vermesi dünya da yaşanan bir diğer sorundur. Bunun da çözümü için Merkez Bankası veya Katılım Bankaları Birliği bünyesinde Ulusal İDK oluşturulmalıdır. Böylece uygulamada birlik sağlanabilecek ve yorum farklılıkları ortadan kaldırılabilecektir.

7. Türkiye Faizsiz Bankacılık Sektörü Açısından Durum Değerlendirmesi

Türkiye Faizsiz Bankacılık sektörü kurumları olan Katılım Bankaları bünyesinde İslami Denetleme Kurulu (İDK) şeklinde bir yapılanma yoktur. Bunun yerine daha düşük profilde danışmanlar aracılığıyla kurul fonksiyonları icra edilmeye çalışılmaktadır.

Fakat finans sektörünün olabildiğince küreselleştiği günümüzde böylesine ikircikli bir yapılanma uluslararası alanda rekabet gücünü azaltan bir faktör olarak ön plana çıkmaktadır. Ayrıca danışmanlar aracılığıyla sadece kurulun fetva fonksiyonu çalıştırılmakta kontrol ve gözetim fonksiyonları ihmal edilmektedir.

Bundan dolayı İDK’lar bir an önce kurumsal yönetim uygulamalarının bir gereği olarak katılım bankaları bünyelerinde oluşturulmalı, organizasyon şemalarında yer verilmeli, yönetmelikleri yayınlanmalı, banka yıllık faaliyet raporları ekleri arasında da İDK yıllık raporlarına yer verilmeli ve yıllık faaliyet raporları hakkında da İDK görüşü açıklanmalıdır.

Dünya uygulamalarına paralel olarak Ulusal İslami Denetleme Kurulu oluşturulmalı ve uygulamada ortaya çıkabilecek yorum farklılıklarının önüne geçilmelidir.

Bütün bu yenilikler temelde kurumsal yönetim uygulamaları şeklinde değerlendirilmeli ve hedefin daha güçlü bir finansal yapı olduğu gerçeği çerçevesinde ve sonuç olarak da yabancı fonları daha fazla çeken bir gelecek için bu yenilikler bir an önce gerçekleştirilmelidir.

8. Sonuç

Günümüzde finans sektörü gerek küresel gerekse de ulusal düzeyde çok fazla etkileşim halindedir. Bir ülkede veya bir alanda (mortgage gibi) ortaya çıkan sorun bütün dünyayı etkileyebilmekte ve reel sektöründe krize girmesine neden olabilmektedir.

Faizsiz Bankacılık faaliyetlerinin ve finansal araçlarının İslami kurallardan sapmalar göstermesi itibar riskine ve İslâmi Finansal Kuruluşlar Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (AAOIFI) ile İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB) standartlarına uyumsuzluk riskine neden olabilecektir.

Böyle bir ihtimal genel olarak bankacılık sektörünü ve reel sektörü krize götüren tetikleyici bir faktör olarak değerlendirilebilir. Bu çerçevede benzer deneyimleri yaşamış ülkelerin uygulama sorunları değerlendirilerek gerekli önlemler ivedilikle alınmalıdır.

Uluslararası düzeyde ise AAOIFI ve IFSB standartlarına uyum seviyesi artırılmalı ve sektörün itibar kaybına uğrama ihtimali kontrol altında tutulmalıdır. AAOIFI ve IFSB tarafından yapılacak düzenlemelerle küresel çapta ihraç edilecek finansal araçlar için Uluslararası İslami Derecelendirme Kurumu (IIRA) derecelendirme notu ihraç öncesi bir şart olarak kabul edilmelidir.

Kaynakça

AAOIFI Accounting and Auditing Organization for Islamic Financial Institutions Standards, 10.07.2010, http://www.aaoifi.com/keypublications.html

AAOIFI Governance Standards No 1: Shari’a Supervisory Board: Appointment, Composition and Report, 2005.

AAOIFI Report February 2008, http://www.aaoifi.com/aaoifi_sb_sukuk_Feb2008_Eng.pdf.

Abdul Rahman Abdul Rahim, “Shari’ah Audit For Islamic Financial Services: The Needs And Challenges”, ISRA Islamic Finance Seminar (IIFS), 11 November 2008.

Ahmed Habib and Chapra M. Umer, “Corporate Governance in Islamic Financial Institutions”, Jeddah: Islamic Research and Training Institute, Islamic Development Bank Group, 2002.

Al-Qattan Muhammad Amin Ali, “Shari’ah Supervisory Boards: Selection of Their Members and Their Regulations”, Seventh Conference of the Shari’ah Boards of Islamic Financial Institutions, The Accounting and Auditing Organization for Islamic Financial Institutions (AAOIFI), 27-28 May 2008.

Alsayyed Nidal, Shari'ah Board, The Task of Fatwa, and Ijtihad in Islamic Economics, and Finance, MPRA Paper No. 20204, 2009.

Islamic Finance Newspaper, 11 Jan 2009, 1.

Islamic Financial Services Board Standards, 10.07.2010, http://www.ifsb.org/published.php.

Rammal Hussain G., “The Importance Of Shari’ah Supervision In Islamic Financial Institutions”, Corporate Ownership and Control Volume 3, Issue 3, Spring 2006 pp. 204-208.

Tiras Samuel L., “Audit Committee Best Practices and Earnings”, Commercial Lending Review, July 2004, s. 7.

Zulkifli Hasan, Corporate Governance: Western and Islamic Perspectives, International Review of Business Research Papers, Vol.5 No. 1 January 2009 pp. 277-293.

 

           

*  Ekonomik Yorumlar Dergisi, 2011 Şubat, 48 (552), ss. 59-66.




© Tüm Hakları Saklıdır 2012 GRC Bağımsız Denetim A.Ş.